Kısırlık tedavisinde ilk adım, gebeliğin neden geciktiğini anlamaktır. İzmir’de kısırlık tedavisi için başvuran çiftlerde süreci doğrudan tüp bebek kararıyla başlatmıyoruz; önce kadın ve erkek faktörlerini birlikte değerlendiriyoruz.
Doç. Dr. Funda Göde tarafından gerçekleştirilen infertilite değerlendirmesinde her çift için olası nedenler sistematik biçimde araştırılır ve tedavi seçenekleri çiftin bulgularına göre planlanır.
Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 infertilite kılavuzunda infertilite, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen 12 ay içinde gebelik elde edilememesi olarak tanımlanır. Aynı kılavuz, değerlendirme sürecinde kadın ve erkek partnerin eş zamanlı ele alınması gerektiğini belirtir.
AUA/ASRM erkek infertilitesi kılavuzu da erkek değerlendirmesinin tedavi planını doğru kurmak için gerekli olduğunu, eksik erkek değerlendirmesinin kadın partner açısından gereksiz ve invaziv süreçlere yol açabileceğini vurgular.
İnfertilite sürecinde her çift için aynı yolu izlemiyoruz. Önce gebeliği zorlaştıran nedeni birlikte anlamaya çalışıyoruz. Bazı çiftlerde yumurtlama takibi, hormon değerlendirmesi, rahim filmi, sperm analizi veya yaşam tarzı düzenlemeleriyle ilerleyebiliyoruz. Bazı durumlarda ise aşılama tedavisi, tüp bebek tedavisi ya da mikroenjeksiyon gibi yardımcı üreme yöntemlerini değerlendirmemiz gerekebiliyor. Bu süreçte amacımız, sizin için doğru zamanda doğru tedaviyi belirlemek.
Kısırlık, tıbbi adıyla infertilite, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edilememesi durumudur. Tıbbi değerlendirmede, düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen belirli bir süre içinde gebelik oluşmaması durumu olarak ele alınır.
İnfertilite, çiftin hiçbir zaman çocuk sahibi olamayacağı anlamına gelmez. Daha çok, gebeliği zorlaştıran bir kadın, erkek ya da çift kaynaklı nedenin araştırılması gerektiğini gösterir.
35 yaşın altındaki kadınlarda, düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen 12 ay içinde gebelik oluşmuyorsa değerlendirme önerilir.
35 yaş ve üzerinde bu süre 6 ay olarak kabul edilir. ASRM komite görüşü, 40 yaş üzerindeki kadınlarda daha erken değerlendirme ve tedavinin gündeme gelebileceğini belirtir.
Âdet düzensizliği, âdet görememe, bilinen ya da şüpheli tüp/rahim hastalığı, endometriozis, erkek faktörü şüphesi, cinsel işlev sorunları, kemoterapi veya radyoterapi öyküsü varsa gecikmeden uzman değerlendirmesi önerilir.
Daha önce gebelik yaşanmış olmasına rağmen yeniden gebelik elde edilememesi ikincil infertilite olarak adlandırılır. Dünya Sağlık Örgütü, primer infertiliteyi hiç gebelik oluşmaması, sekonder infertiliteyi ise en az bir gebelikten sonra gebelik elde edilememesi şeklinde tanımlar.
İkincil infertilite hakkında bilinmesi gerekenler bu sayılanlarla sınırlı değildir. İkincil infertilite de hem kadın hem erkek kaynaklı olabilir. Bu noktada yaşın ilerlemesi çiftlerde ortak risk faktörleri arasında yer alır.
Kısırlık; kadın faktörü, erkek faktörü, iki partnerde birlikte görülen nedenler veya açıklanamayan infertilite ile ilişkili olabilir.
Kadın kaynaklı infertilite nedenleri arasında yumurtlama bozuklukları, tüplerde tıkanıklık, rahim içi sorunlar, endometriozis, yumurtalık rezervinin azalması ve hormon dengesizlikleri yer alabilir.
Erkek kaynaklı infertilite; sperm sayısı, hareketi veya morfolojisindeki problemlerle ilişkili olabilir. Varikosel, hormonal bozukluklar, genetik nedenler, anatomik sorunlar ve ejakülasyon problemleri de erkek faktörleri arasında değerlendirilir.
Açıklanamayan infertilite, temel değerlendirmelerde gebeliği engelleyebilecek belirgin bir neden saptanamaması durumudur. Bu durumda yumurtlama düzeni, tüpler ve sperm analizi değerlendirilmiş; ancak mevcut testlerle gebeliği engelleyen net bir neden gösterilememiştir.
Ancak burada bir açıklama yapmak isterim. Açıklanamayan kısırlık tanısı, gebelik şansının ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Tedavi planını; yaş, infertilite süresi, yumurtalık rezervi, tüplerin durumu ve sperm analizi sonuçlarını birlikte değerlendirerek oluştururuz. Bazı çiftlerde takip veya aşılama tedavisi uygun olabilirken, bazı durumlarda tüp bebek tedavisi gündeme gelebilir.
Yumurtlamanın düzensiz olması, tüplerin tıkalı ya da hasarlı olması ve rahim içi yapısal sorunlar gebelik şansını etkileyebilir. Bu nedenle infertilite değerlendirmesinde bu alanlar birlikte incelenir.
Semen analizi; sperm sayısını, hareketini ve morfolojisini değerlendirir. Morfoloji, spermin şekil yapısını ifade eder. Bu sonuçlar erkek faktörünün anlaşılmasında temel veriler arasında yer alır.
Kısırlık her zaman belirti vermez. Çoğu çiftte ilk belirti, düzenli ilişkiye rağmen gebeliğin oluşmamasıdır.
Kadınlarda âdet düzensizliği, âdet görememe, sık ya da seyrek âdet görme, ara kanama, şiddetli âdet ağrısı, kronik pelvik ağrı, tüylenme artışı ve akne değerlendirme gerektirebilir. ASRM komite görüşünde âdet düzensizlikleri, şüpheli tüp/rahim hastalıkları, endometriozis ve cinsel işlev sorunları beklemeden değerlendirme nedenleri arasında yer alır.
Erkeklerde çoğu zaman belirgin bir şikâyet olmayabilir. Libido azalması, sertleşme sorunu, ejakülasyon problemi, testislerde küçüklük ya da semen analizinde anormallik varsa erkek infertilitesi açısından değerlendirme yapılır. AUA/ASRM kılavuzu, bu bulgularda hormon değerlendirmesinin gündeme gelebileceğini belirtir.
Kısırlık teşhisi çok adımlı bir süreç olabilir. Değerlendirme; tıbbi öykü, muayene, yumurtlama düzeni, hormon testleri, yumurtalık rezervi, tüpler, rahim ve sperm analizi birlikte ele alınarak yapılır.
Kadınlarda âdet düzeni, yumurtlama düzeni, AMH testi, hormon testleri, ultrason ve rahim filmi/HSG testi değerlendirilebilir. AMH testi yumurtalık rezervi hakkında bilgi verir; ancak doğal gebelik şansını tek başına belirleyen bir test olarak yorumlanmamalıdır.
Erkeklerde temel değerlendirme semen analizi ile başlar. Üreme öyküsü ve bir ya da daha fazla semen analizi sonuçları birlikte yorumlanır. Bu nedenle kısırlık testi ya da infertilite testi denildiğinde tek bir işlemden çok, çifte özel planlanan bir değerlendirme süreci anlaşılmalıdır.
“Kısırlık nasıl tedavi edilir?” sorusunun yanıtı, altta yatan nedene göre belirlenir. Yaş, yumurtalık rezervi, yumurtlama düzeni, tüplerin durumu, rahim değerlendirmesi, sperm analizi ve önceki tedavi öyküsü birlikte ele alınır.
WHO 2025 kılavuzu, infertilite tedavisinde kararların yarar-risk dengesi, hasta tercihleri, uygulanabilirlik, maliyet ve kaynaklar dikkate alınarak verilmesini önerir.
Yumurtlama bozukluğu saptanan uygun hastalarda yumurtlama takibi ve ilaç tedavileri gündeme gelebilir. Polikistik over sendromuna bağlı yumurtlama bozukluğunda 2023 uluslararası PCOS kılavuzu, uygun hastalarda letrozolü ilk basamak farmakolojik seçenekler arasında değerlendirir.
Aşılama tedavisi, seçilmiş çiftlerde yumurtlama zamanına uygun olarak hazırlanmış spermin rahim içine verilmesiyle uygulanır. Hafif erkek faktörü, ovulasyon sorunları veya bazı açıklanamayan infertilite tablolarında değerlendirilebilir.
Tüp bebek tedavisi; tüplerin kapalı olması, ileri erkek faktörü, yaş faktörü, yumurtalık rezervinde azalma, bazı açıklanamayan infertilite tabloları veya önceki tedavilerden sonuç alınamaması hâlinde gündeme gelebilir.
Mikroenjeksiyon, yani ICSI, tek bir spermin yumurta içine yerleştirildiği laboratuvar yöntemidir. Spermle ilgili belirgin sorunlarda veya laboratuvar koşullarının gerektirdiği seçilmiş durumlarda değerlendirilebilir. Dolayısıyla “Klasik IVF mi ICSI mi?” sorusuna, hasta ve çift özelinde yanıt verilebilir.
Kısırlık tedavisinde tüp bebek, her çift için ilk seçenek değildir. Tedaviye karar verirken önce gebeliği zorlaştıran nedeni anlamaya çalışırız. Yumurtlama düzeni, tüplerin durumu, yumurtalık rezervi, sperm analizi ve yaş faktörü bu kararın temel parçalarıdır.
Bazı çiftlerde yumurtlama takibi veya aşılama tedavisiyle ilerlemek mümkün olabilir. Tüplerin kapalı olması, sperm değerlerinde belirgin bozulma görülmesi, yumurtalık rezervinin azalması ya da önceki tedavilerden sonuç alınamaması hâlinde tüp bebek tedavisi gündeme gelebilir.
Kısırlık tedavisinde en doğru başlangıç, çiftin hikâyesini aceleye getirmeden dinlemek ve temel değerlendirmeleri birlikte planlamaktır. Çünkü her çiftin yaşı, gebelik öyküsü, adet düzeni, yumurtalık rezervi, tüp durumu ve sperm analizi farklıdır.
ilk değerlendirmede, gebeliği zorlaştırabilecek kadın ve erkek faktörleri birlikte ele alınır. Gerekli görülürse AMH testi, hormon testleri, ultrason, rahim filmi veya sperm analizi gibi incelemelerle süreç netleştirilir.
Aşılama ve tüp bebek gibi İzmir kısırlık tedavisi alternatiflerini değerlendirmeyi düşünen çiftlerde , doğrudan tek bir yönteme yönelmekten ziyade doğru tanıya göre ilerlenir. Bazı çiftlerde yumurtlama takibi veya aşılama tedavisi yeterli olabilir. Bazı durumlarda tüp bebek tedavisi gündeme gelir.
Doç. Dr. Funda Göde ile infertilite değerlendirmesinde amaç, gebelik şansını etkileyebilecek faktörleri sistemli biçimde incelemektir. Değerlendirme sonrası yumurtlama takibi, aşılama veya tüp bebek seçenekleri çiftin durumuna göre konuşulur. İzmir’de kişiye özel kısırlık tedavisi süreci, standart bir reçete üzerinden ilerlemez. Yaş, test sonuçları, gebelik öyküsü ve çiftin beklentileri birlikte değerlendirilir.
İlk görüşmede tıbbi öykü alınır, önceki testler incelenir ve gerekli görülürse yeni tetkikler planlanır. Amacımız tedaviye başlamadan önce tabloyu netleştirmek ve çift için en uygun yol haritasını oluşturmaktır.
İzmir’de infertilite tedavisi ve kişiye özel değerlendirme süreci hakkında bilgi almak için Doç. Dr. Funda Göde ile iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
İnfertilite; yumurtlama bozuklukları, tüplerde tıkanıklık, rahim içi sorunlar, endometriozis, yumurtalık rezervinde azalma veya sperm değerlerindeki problemlerle ilişkili olabilir. Bazı çiftlerde belirgin bir neden bulunamayabilir.
AMH düşüklüğü yumurtalık rezervinin azalmış olabileceğini göstermekle beraber tek başına kesin kısırlık anlamına gelmez. Yaş, ultrason bulguları, âdet düzeni, önceki gebelik öyküsü ve diğer testlerle birlikte değerlendirilir.
Kadının yaşı, yumurtalık rezervi, sperm analizi sonucu, tüplerin durumu, rahim yapısı, ek hastalıklar ve önceki tedavi öyküsü infertilite tedavisinin başarı oranını etkileyebilir. Bu nedenle tedavi planı çiftin bulgularına göre hazırlanır.
İlk adım genellikle nedenin araştırılmasıdır. Uygun çiftlerde yumurtlama takibi, ilaç tedavileri veya aşılama tedavisi gündeme gelebilir. Bazı durumlarda daha erken tüp bebek tedavisi planlanabilir.
Yaş ilerledikçe
yumurtalık rezervi ve yumurta kalitesi azalabilir. Bu nedenle özellikle 35 yaş
sonrası gebelik gecikiyorsa değerlendirme süreci ertelenmemelidir.
Tüp bebek doktoru seçiminde infertilite alanındaki deneyim, çiftin birlikte değerlendirilmesi, sürecin açık anlatılması ve gereksiz işlemden kaçınan yaklaşım önemlidir. Güven veren iletişim, tedavi sürecinin sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur.
Not:Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi yerine geçmez. Kişisel tanı ve tedavi planı için hekim değerlendirmesi gerekir.